Gelişi iple çekilip, gidişi içleri burkan ramazanlar hatırlasa çocuklar
Semerkand Aile Dergisi / Ceyda Arın Bilinçaltında derin ve silinmeyen izler bırakır çocukluk anıları. O zamanın yaşantısından çok uzaklaşılsa da, yıllar sonra rastlanagelen en ufak bir sembol aniden çağrışım yaptırır, kişiyi çocukluk günlerine geri götürür. Anlık bir görüntü, bir tat, bir koku insanı vaktiyle yaşamış olduğu anın tam da orta yerine sürükler. Isırılmış olan küçücük bir hurmanın bol şekerli tadı, gazeteye sarılıp elimize tutuşturulmuş olan pidenin mis kokulu sıcaklığı, iftar topu patladığında sokakların, kocaman caddelerin terk edilmişliği kalır hafızalarda derin derin.
Bir çocuk için özel olan ve anlam taşıyan tek ay, içerisinde doğum günü bulunan aydır belki de. Bir de Ramazan ayı gönlüne taht kursa ne hoş olur, öyle değil mi?
Oruç tutamayacak kadar küçük olabilir yaşı ya da tekne oruçları dışında bir deneyimi olamamış olabilir, yine de bir çocuğun Ramazan'a dair düşünceleri hep nurlarla bezense, oruç tutma fikri onun gözünde nice nice güzellikleri sembolize etse. Gelişi iple çekilip gidişi içleri burkan Ramazanlar hatırlasa çocuklar. Yaşları ilerledikçe görecekleri nice Ramazanlarda bilinçaltlarına kaydedilmiş olan, sevimli ve huzur verici manzaralar içlerini ısıtsa, şevklerini tazelese. Açlık, susuzluk; bağırıp çağıran, yalan ve gıybetle orucunu delik deşik eden anne babalar değil, bu ibadetin her dakikasını sabırla ve zikirle değerlendiren, rahmet ve feyzden gözü yaşaran, huyu mülayimleşen ebeveynler görseler hanelerinde ve bu ay hiç tükenmesin isteseler...
RAMAZAN'I SEVDİRMEK İÇİN NELER YAPILABİLİR?
Çocuklar için her Ramazan'ın kendine özgü bir unutulmazlığı olmalı, böylece sıra dışı bir zaman dilimi olarak kalır akıllarında. Bu ay boyunca çocukla birlikte farklı aktiviteler yapılabilir: Ramazan için bir karşılama töreni hazırlarcasına evinizi süsleyebilirsiniz. Bunun için balonlar ve kendi hazırlayacağınız ya da satın alabileceğiniz hazır süslemeleri kullanabilirsiniz. Çocuğunuzun yaş seviyesine uygun, bu ay ile alakalı olabilecek hikayeler okuyun, kendi çocukluğunuzun Ramazanlar'ından bahsedin ona. Çocuklarınızı iftar hazırlığına dahil edin. Onlardan kapasitelerine göre sebze ayıklamak, sofra kurmaya yardım etmek, bardaklara su soldurmak gibi hazırlıklar için yardım isteyebilirsiniz. Çocuğunuzun kendi yaşıtlarını evinize davet edebileceği çocuk iftarları düzenleyebilirsiniz. Yalnız, ikram ve organizasyonda rol almalı ki aç bir mideyi doyurmanın verdiği hazzı bizzat hissedebilsin. Birlikte komşunuza bir kase çorba ikram edebilir ya da yemeğinizin hemen ardından ihtiyaç sahipleri için kurulan iftar çadırlarını ziyaret edebilirsiniz.
İhtiyaç sahipleri için harçlıklarından arttırıp içinde biriktirebileceği bir yardım kutusu yapabilirsiniz. Çocuğunuzun önderliğinde, aile fertleri ve evinize gelen misafirlerin de bu kutuya katkıda bulunmaları sağlanabilir. Çocuğunuzla birlikte cami, mahya gibi İslami semboller, namaz kılan çocuk vb. Ramazan'ı çağrıştıran boyamalar yapıp, bunları buzdolabı kapağının üzerinde ya da duvarınıza asacağınız bir panoda sergileyebilirsiniz. Çocukların teravih namazına götürülmeleri, cami ve benzeri kutsal mekanlara yapılan ziyaretler; bunun yanı sıra düzenlenen Ramazan ayı etkinliklerini izlemek, onların hayat boyu unutamayacakları manevi hazlar almalarına vesile olur. Çocuklara, bu ayı hakkıyla ihya etmeye çalışan ideal insanlar örnek gösterilebilir. İlmi ile amel eden alimler ziyaret edilip kendilerine lütfedilmiş rahmet ve bereketlerden faydalanmaya çalışılabilir. Ramazan ayında aktif ve istekli oluşlarını küçük sürprizlerle hediyelendirebilirsiniz. Ramazan'ın hürmetine, bu mübarek ayın kalplerinde yer etmesi niyetiyle onlara biraz daha müsamahakar ve hoşgörülü davranıp, yüreğinizdeki sevgiyi onlara her zamankinden fazla miktarda ikram edebilirsiniz.
OSMANLI'DA RAMAZAN OYUNLARI
Osmanlı döneminde, çocuklara Ramazan'ı sevdirmek için yapılan birçok uygulamanın yanı sıra, onların en iyi anlayacağı yol olan oyun tekniğine başvurulurdu.
MİSAFİR AĞIRLAMA OYUNU: Mahallenin en fakir ailesi iftara davet edilirdi. Bu misafirler asla hakir görülmez, aksine en iyi şekliyle hürmet edilip, ikram edilmeye çalışılırdı.
FUKARA OYUNU: Genellikle Ramazanın başı, ortası ve sonunda olmak üzere üç kez, ailece oynanan bu oyunda, "Varsayalım ki biz çok fakiriz!" deyip, o akşam iftar sofrasından doymadan kalkılırdı.
SADAKA KUTUSU OYUNU: Çocuklara minyatür çeyiz sandıklarına benzeyen, ahşap ya da kartondan yapılmış küçük kutular alınır ve bunlar sadaka kutusu diye adlandırılırdı. İçlerine topladıkları paranın tek kuruşuna dokunulmadan Ramazan sonunda fakirlere dağıtılırdı.
|