'Demokratikleşme'ye Doğru
24.02.2010 14:21:00
Dosya :ekopolitik.org
Ekopolitik 'Türkiye'nin Büyük Çatısı' toplantılarının üçüncü halkası olarak organize ettiği Kasım Çalıştayı'nı Güneydoğu Sorunu (Meselesi), Kürt Sorunu (Meselesi) veya başka başlıklar altında ifade edilen ve isimlendirilmesi ve tarifi bile çatışma konusu olan 'Türkiye'nin Büyük Çatısı': Mezkûr Meçhul Mesele'ye hasretmişti. Ekopolitik Kasım Çalıştayı'nda sorunun oluşturduğu acıları anlama ve çözüm geliştirme samimiyeti, iyi niyeti, inancı, bilinci ve iradesi taşıyan Türkiye'nin toplumsal öncülerini bir araya getirmişti.
Ekopolitik bu çerçevede 16-17 Kasım süreçleri sonrasında hem katılımcılarından, hem kamuoyu ve ülkenin karar vericilerinden aldığı olumlu reaksiyonlar sonucunda bir 'çekirdek ekip' oluşturma çalışmasına girişti. Bu çekirdek ekip Kasım toplantıları katılımcılarımızın daha mikro bir düzeyde temsili çerçevesinde oluşturuldu.
Ekopolitik olarak, 16-17 Kasım sürecinin devamı bağlamında 22-23 Şubat günlerinde Beykoz Halk Bankası Sosyal Tesisi'nde Sayın Prof. Vamık Volkan yönetiminde 'Demokratikleşme'ye Doğru başlıklı toplantımızı gerçekleştirdik. Toplantıya çekirdek ekip, gözlemciler ve ekopolitik ekibi katıldı. Çekirdek ekip içinde, Murat Belge, Ümit Fırat, Mete Yarar, Altan Tan, Seydi Fırat, Avni Özgürel, Cezmi Bayram, Musa Serdar Çelebi ve Halil Aksoy yer aldı.
Açılış konuşmasında Prof. Vamık Volkan Demokratik Açılımın çok iyi bir süreç olduğunu belirtti. Kendisinin de kafasında somut bir çözüm önerisinin olmadığını söyleyen Volkan, buğün burada hep beraber bu sürece yön vermeye çalışacağız dedi.
Vamık Volkan'ın ardından söz alan Murat Belge, bugünlerde demokratik açılım kapsamında yapılan girişimlerden bahsetti. Daha önce de bu tür toplantılara katıldığını belirten Belge, hiçbir toplantının bu tür bir çeşitlilik arz etmediğini bununda çözüm için çok önemli olduğunu söyledi. Dağda insanların birbirine silah atacağına burada ne yapabiliyorsak onu yapalım, meseleyi çözmek değil belki ama yönetilecek hale getirelim, sorunla yaşamayı öğrenmemiz gerek dedi.
Sonrasında ise Prof. Vamık Volkan toplantıda bulunanlara tek tek 'Niye buradasınız?' sorusunu yöneltti. Çekirdek Ekip'ten gelen cevaplarla toplantıdaki insanların arasındaki geçmişten gelen önyargılar kırılmaya çalışıldı.
İlk olarak Altan Tan, Türkiye'de insanların ortak bir gelecek tassavur edebilecek iradeye sahip olup olmadığını öğrenmek için bu tür toplantılara iştirak ettiğini ve bu toplantılarda sahnede birbiriyle çatışan unsurların bulunduğunu ve bunun ise farklılık yarattığını belirtti. Tan, birbirinden bu kadar uzak insanların birbirlerini anlamalarının ülkenin ortak menfaatine dönüşebileceğini söyledi.
DTP İstanbul eski İl Başkanı olan Halil Aksoy ise , Bugün varılan noktayı önemsediğini belirtti. 'Var mıdır, Yok mudur' demiyoruz, 'Nasıl aydınlanırız?'ı konuşuyoruz. Halil Aksoy, halkla sohbet ettiği zaman beraber yaşama inancının halen var olduğunu gördüğünü vurguladı.
İstanbul Türk Ocakları Başkanı Cezmi Bayram, burada insanların gözüne bakıp duygularını anlamaya çalıştığını Seydi Fırat'ın sesinden ümitlendiğini belirtti. Biz hep Türkiye'nin büyümesini hayal ederek büyüdük küçülmesinede razı değiliz dedi. Çözüm noktasında insanların duygularının çok önemli olduğunu söyleyen Bayram, karşı tarafın duygularını anlamak için toplantıya katıldığını belirtti.
Seydi Fırat, teselli aradığı için burada olduğunu ve gruplar arasında bir denge aradığını vurguladı. Gelecek hayalinden bahsetti. Şu anda bazı korkularını olduğunu söyleyen Fırat, süreç içinde bu korkulardan kurtulmayı umduğunu belirtti.
Ümit Fırat, şiddeti dışlayan bir çözüm için burada olduğunu söyledi. Fırat, Buradaki insanlardan bir siyasi parti oluşmayacağını buradaki insanların burada oluşan zemini siyasi partilere taşıması gerektiğini vurguladı. Tartışılanların inandırıcı, çalışmaların ise samimi olması gerektiği belirtti.
Mete Yarar önemli olanın aynı hedefe yürümek olduğunu vurguladı. Yarar, ortak giriş kapısını aradığını, hangi kapıdan girmem gerek öğrenmek için buradayım dedi. Geçmişi konuşuyoruz, ancak geleceği konuşmuyoruz diye ekledi. Bu sorunun sadece Kürtler ve Türkler olmadığını söyleyen Yarar, 72 milyonun bu sürecin tarafı olduğunu bunun içinde ortak bir dil oluşturulması gerektiğini söyledi.
Avni Özgürel, Ortak bir dil ihtiyacının farklı kesimleri bir araya getirdiğini söyledi. Özgürel, demokrasi herkesin ilk tercihi ile yaşaması değil ikinci tercihine rıza göstermesidir dedi.
Vamık Volkan, Kıbrıslı biri olarak kendisinin de tarihin yükünü taşıdığını belirtti. Kendisi için Kürt ve Türk ayrımı olmadığını söyleyen Vamık Volkan, bu işi yapmanın kendi öz sevgisini arttırdığını söyledi. Psişik gerçek ve gerçek gerçek olmak üzere İki tür gerçekliğin olduğunu vurgulayan Volkan, insanların kimliklerini bazen psişik gerçekliğin üzerinden kurgulayabildiklerini bunun da problmelere neden olduğunu belirtti.
Hakkari'den toplantıya katılan Halit Yalçın, kendini anlatmak için burada olduğunu, geçmişi anlamamız gerektiğini söyledi. Daha sonra Altan Tan, mevcut durumu böyle sürdürülemeyeceğini belirtti. Siyasi, ekonomik, kültürel haliyle bugünü devam ettirirsek rahat edemeyiz dedi. Her iki tarafında güvenin şartlarını koruması gerektiğini söyledi.
Seydi Fırat, geçmişi tartışmanın bir sorun olduğunu ve Türk aydınlarının ve milliyetçilerinin devlete saygı duyduklarına eminim ama bu açılımın ne kadar arkasındalar onu bilmiyorum dedi.
Avni Özgürel, şehitlerimiz için kanınız yerde kalmayacak diyoruz, bu sorun çözülemez ve ülke bölünürse şehitlerimizin kanı yerde kalacak bu Türk toplumuna iyi anlatmalıyız dedi. O insanların öldüğünü ama ülkeyi böldürmemek için öldürmediklerini vurguladı. Özgürel, ülkenin bölünmemesi için ne gerekliyse yapılması gerektiğini ifade etti.
Musa Sedar Çelebi, ortak bir zeminde buluşmak zorunda olduğumuza vurgu yaptı. Çelebi, kardeşçe yaşamak istediğimizi vurgulamamız gerekiyor dedi. Kürt kardeşlerimizin ülkenin sınırlarıyla ve bayrakla problemleri olmadığını duymak beni çok sevindirdi. Böyle bir anlayışla bu sorunu çözebiliriz dedi. Çelebi, Gandi'nin ' Dünyada bir tek mum ışığı bile yanıyorsa kimse dünyanın karanlık olduğunu iddia edemez.' sözünü hatırlatarak umut var olduğundan bahsetti.
Daha sonra Ekopolitik ekibinden Ayşegül Aslantepe Hakkarili çocuklar için hazırlamış olduğu projeyi paylaştı. Bu projeyi beraber yürütmenin planlandığı Ati Derneği'ni Başkanı İdris Ağacanoğlu, yeni nesildeki diyalog sorununun altını çizdi. Ayşegül Aslantepe, bu projede çocukları taş atmaya iten sebepleri aradıklarını belirtti. Ekopolitik ekibinden Mehmet Emre Ölmez, Mezkur Meçhul Mesele toplantılarının yerel ayaklarını Mersin'de başlatmak istediğini ve bu amaçla Mersin'de gerçekleştirmiş olduğu görüşmelerini anlattı.
Mete Yarar, eğer mesele çözülecekse sivil toplum tarafından çözülmelidir dedi. Bu işin bir galibinin ya da mağlubunun olmadığını söyleyerek bu durumun topluma iyi anlatılması gerektiğini vurguladı. Geçmişte yaşanan kötü olayların kurumlara mal edilemeyeceğini çünkü suçun kişisel olduğunu söyledi.
Cezmi Bayram, Kürtlerin başına gelen olumsuz her durumu Kürt olmalarına bağlamamaları gerektiğini söyledi. Aynı sorunların Türkler tarafındanda yaşandığını belirtti.
Seydi Fırat, bu tür toplantılarda ortak bir diyaloğu nasıl oluşturabileceğimizin yolunu bulmamız açısından toplantıların yararının altını çizdi. Milliyetçi düşünce tarzının hassasiyetlerinin neler olduğunu öğrenme fırsatı bulduğunu söyledi.
Yavuz Aslan Argun, ferdin kendine inanması ile toplumun değişeceğine inandığını belirtti. Türkiye'nin bu gergin ortamdan çıkmak zorunda olduğunu ve bu tür toplantıların bu çıkış için bir kapı olabileceğini söyledi.
Okunma sayısı: 348
Kaynak: ekopolitik.org
|