CHP lideri Deniz Baykal, "Genel af"fı gündeme getiren CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu'na eleştirdi.
Deniz Baykal, 'Toplumsal barışın bir parçası olacaksa genel affa evet deriz' diyen Kemal Kılıçdaroğlu ile ters düştü. Baykal, bu sözlerin doğru olmadığını söyledi.
TBMM'de partisinin grup konuşmasının ardından konuya ilişkin gazetecilerin sorularını cevaplayan Baykal, "Bunlar yanlış sözlerdir. Terör bitmeden, silahlar susmadan af söz konusu olamaz. Türkiye konjonktür olarak buna hazır değil. Bunlar yanlış sözlerdir." dedi.
ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ
Partisinin grup toplantısında konuşan Baykal, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Anayasa değişikliği tartışmalarına değinen Baykal, hükümete yüklendi.
Deniz Baykal, Türkiye'nin köklü bir anayasa değişikliğine ihtiyaç duyduğunu söyledi.
Anayasa değişikliğinin ciddi bir iş olduğunu ifade eden Baykal, "Bu iş siyasi partinin işi değildir. Bu ülkede herkesin kafasında anayasa yapmak varsa bu olmaz. Gümrükten mal kaçırır gibi anayasa değişikliği mümkün değildir. Ciddi işbirliği ile gerçekleşir." dedi.
Anayasa değişikliğinin ciddi ve köklü bir yaklaşım gerektirdiğine işaret eden Baykal, "İktidarda 8 yıldır bu konuda ciddi bir hareketlenme yoktu. Anayasa Türkiye'nin işidir. Siyasi partinin işi değildir. Bu ülkede herkesin kafasında anayasa yapmak varsa bu olmaz. Gümrükten mal kaçırır gibi anayasa değişikliği mümkün değildir. Ciddi işbirliği ile gerçekleşir. Önce değişiklik hangi yöntemle yapılacak görüşmeliyiz." diye konuştu.
Anayasa değişikliği için uzlaşmanın şart olduğunu ifade eden Baykal, şöyle konuştu:
"Bunun hazırlığını yapar, ABD'den onay alırım dersen olmaz. Bu partinin anayasası Türkiye'de hazırlanacak. Bunla ilgili bütün birimlerden, üniversitelerden sivil toplum kuruluşlarından bilgi alınacak. Herkesin düşüncesi konusunda neler yapılmalı ortaya konmalı. Herkese sormalıyız. Hazırlanırken ortak bir anlayışı sağlayacağız. 10 kişi yazıversin değil. O tasarı hazırlanacak. Sonra Meclis'e gelecek, TBMM o milli mutabakatlı anayasayı kendi yetkisi ile şekillendirecek. Sonra da bu olay milletin onayına sunulacak."
ERMENİ TASARISI KONUSU
Baykal, ABD Dış İlişkiler Komisyonu'na kabul edilen Ermeni tasarısı konusunda ise sert konuştu. Bu önemli konuda hükümete yol gösterdiklerini iddia eden Baykal, "Biz uyarılarda bulunduk, ama maalesef bu noktaya gelinmiştir." dedi.
Kamuoyunun aydınlanması açısından bir noktaya dikkat çekmek istediğini ifade eden Baykal, tasarının tarihi geçmişi ile ilgili şu bilgileri aktardı:
"Türkiye ve Osmanlı'ya yönelik kararların ilginç bir tarihi var. 1890 yılından itibaren 1915 bile yaşanmamışken ABD kongresi Türkiye'deki Ermenileri bahane ediyor. 116 yıl önce 1915 yaşanmamışken Osmanlı Devleti'nin katliam yaptığını söyleyerek suçlamıştır. Bu isyanda yine aynı yıl Osmanlı aleyhine bir karar alındı. 1894-1896 yılında bir karar sonrasında savaş gemilerinin gönderilmesi var. Sonra Osmanlı kınanmıştır. 1920'den 1975'e kadar hiçbir adım atılmadı. Yıllar sonra ABD Temsilciler Komitesi 1975'te geçti. Senatoya gelen tasarı reddedildi. Asala'yı bahane edip 1984'te yine tasarı götürüldü. 1985'te tekrar sunuldu, 1987'deki de reddedildi. 3 yıl sonra 1990'da Ermeni tasarısı Körfez Savaşı nedeniyle askıya alındı. 2000'de yine tasarı Türkiye'nin müdahalesi ve Clinton'un girişimleri sonucu geri çekildi. 2 tasarı daha getirildi. 2007'de yeni tasarı geldi, Bush'un çabaları ile genel kurul gündemine alınmadı. 116 yıldır ABD kongresi bu olaylarla ilgili bizi suçluyor."
Baykal, tabul edilen tasarının bir yeni noktasının 1915-1923 yılları arasındakileri komisyona taşıması olduğuna dikkat çekti.
"Önce bu olayın 1915 ile ilgisi olmadığını herkes bilmelidir. Şimdi artık bu olay tarihe yönelik suçlama olmanın ötesinde Türkiye'nin gelecekteki politikasını etkilemek için bir araç levye haline getirilmiştir." diyen Baykal, Türkiye ile Ermenistan arasındaki protokolü de şu sözlerle eleştirdi: "Bu konu tamamen şekillenmedi. Azerbaycan'ı yok sayarak bunun mümkün olacağına dair adımlar atmayın. Bir adım atamazsınız, ama bir şeyleri yıkarsınız, yanlış yapmayın dedik. O protokol uygulanabilir değildi. Biz bunu biliyorduk. Azerbaycan dostluğunu yıkarsınız dedik. Ama bu bölgenin istikrarı bu dostluğa dayalıdır dedik. Olacak iş mi bu arkadaşlar. Bu olaya fırsat veren o protokoldür. Şimdi yapılması gereken, hiçbir değeri olmayan protokolleri Meclis gündeminden çekmektir. İç politika zemininde tutmayın bunları, bırakın. O protokolleri Meclis gündeminden alınız."
|