"Kömürsel Menşeli Ürünleri Kullanmayın"
30.03.2011 17:00:00
Ropörtaj :Oktay Biçer
Beyoğlu Gübre Fabrikası Genel Müdürü Fuat Çelikel, çiftçilerin kömürsel menşeli ürünleri kullanmamalarını önererek Leonardit hakkında bilgiler verdi. Yeryüzünde ender bulunan organik gübre olma özelliğini taşıyan Leonardit ürününü çiftçilere tavsiye eden Beyoğlu Gübre Fabrikası Genel Müdürü Fuat Çelikel, çiftçilerin kömürsel menşeli ürünleri kullanmamalarını tavsiye ediyor.
Dünyada milyonlarca insan geçimini sebzecilik, meyvecilik, peyzaj, çiçekçilik, kısaca tarımdan sağlamaktadır. Harcadıkları sermaye ve emeği ticari başarıya çevirmek için ellerinden gelen her şeyi yapmaktadır. Gerek toptan gerekse perakende olmak üzere yüksek kaliteli ürünlere en iyi fiyatlarla ulaşmaktadırlar. İşte bu noktada Beyoğlu Gübre Kahramanmaraş'ın Türkoğlu ilçesinde 11 yıldır Tarım sektörüne organik ürünü olan leonardit ile (Organik toprak düzenleyici) hizmet vermektedir.
Gübre sektöründe faaliyet gösteren birçok firma/markayı ülkemizde görüyoruz. Bunlardan Beyoğlu Gübre, ülkemizde kurduğu üretim/montaj alt yapısı ile de dikkat çekiyor. Beyoğlu Gübre Fabrikası Genel Müdürü Fuat Çelikel, Beyoğlu Gübre ile ilgili sorularımızı cevapladı.
Kısaca Beyoğlu Gübre'nin tarihçesini anlatır mısınız?
Beyoğlu Gübre firması 2000 yılında Kahramanmaraş'ın Türkoğlu ilçesinde kurulan bir şirkettir. Yaklaşık 11(onbir) yıldır Tarım sektörüne organik ürünü olan leonardit ile (Organik toprak düzenleyici) hizmet vermektedir. Fabrika Alanı 1.500 m2 kapalı alan 18.500 m2 açık alana sahip olup 30.000 m2 lik alanı demostrasyon(Deneme) sahası ile birlikte toplamda 50.000 m2 üzerine kurulmuştur. Fabrika bünyesinde 2 (iki) ziraat mühendisi 1(bir) ziraat teknikeri ile beraber 14 kişi çalışmaktadır. Türkiye de maden sahası kendisine ait olan firmalardan biriyiz. Ruhsat alanımız yaklaşık 9.000 hektardır.
Ürünleriniz ve hizmet faaliyetleriniz hakkında bilgi verebilir misiniz?
Leonardit; hayvan gübresi yerine kullanılan içerik olarak; organik madde ve humic+fulvic asit ce zengin tarımda aşırı kimyasal kullanımından kaynaklanan ph (tansiyon) sorununa karşı çözüm sağlayan yeryüzünde ender bulunan organik gübredir. Meyve ve sebze üretiminde toprak altı olarak kullanılan Leonardit gübresi literatürde 'toprak düzenleyici' olarak bilinir. Sebze, meyve, çim saha ve dış mekan süs bitkilerinde aktif olarak kullanıldığında şu faydalar gözlemlenmiştir; bitkide aşırı kök gelişimi, meyvelerde 1 yıl tutan 1 yıl tutmayan ürünlerin her yıl düzenli tutum sağlaması, topraktan kaynaklanan hastalıkların azaldığı, % 100'lere varan ürün artışı, sulama aralığının uzaması, bitki ve çimlerde yaprak renkliliğinin koyu yesil hali alması, çiçek döllenmesini sağlaması, üründe hücre besleyiciliği ve buna eşdeğer ürün raf ömrünün uzaması, üründe erkencilik, bitkide don olayı ve strese karşı mukavemet sağlaması, toprak altında yıllardır biriken kimyasal ve bitki besin elementlerini çözüp bitkinin hizmetine sunması ve buna benzer birçok etki sağladığı hem bilimsel olarak hem de çiftçilerimizin gözlemi doğrultusunda kanıtlanmıştır.
Örneğin: Hatay Dörtyol ve Erzin ilçelerinde 1 yıl tutan 1 yıl tutmayan narenciye bahçeleri de her yıl standart tutum, erkencilik ve kaliteli ürün hasat edilmiştir. Tokat'ta dönümünden maksimum 10 ton domates alan çiftçilerimiz 20 ton domates aldığı ve bununla birlikte sulama aralığının uzadığına şahit olduk. Ayrıca leonarditimizle yapılan Hatay-payas futbol sahasında haftada 2-3 kez maç yapılmasına rağmen çimde köklenmenin çok iyi olduğu, sulama aralığının uzadığı, soğuğa ve sıcağa karşı direnç sağladığı gözlemlenmiştir.
Firmamız bünyesinde 2 adet ziraat mühendisi, 1 adet ziraat teknikeri istihdam etmekte olup, mühendislerimiz bayilerimizle birlikte, köy köy dolaşıp çiftçilerimize teknik bilgi vermekte, ayrıca toprak analizi yapabileceğimiz laboratuarımızla hem şirket bünyesinde hem de gezici laboratuarımızla çiftçilerimize en iyi hizmeti verme gayreti içerisindeyiz.
"Ürünlerimiz kömürsel menşeli olmadığı için bizi tercih ediyorlar"
Ürünlerimizi diğer firmaların ürünlerinden ayıran en önemli unsur ürünümüzün kömürsel menşeli olmamasıdır. Kömürsel menşeli ürünlerin ocaktan çıkarıldıktan sonra en az 6 ile 12 ay üstü açık bir şekilde açık alanda bekletilip C/N (karbon /azot) oranının düşürülmesi gerekmektedir. Bunun yanında hümik asit oranı içerisindeki fülvik asit oranının çok düşük olmasıdır. İdeal C/N oranı 18-25/1 iken kömürsel menşeli ürünlerde bu oran 65/1 dir. Bizim ürünümüz bataklıktan çıkan bir ürün olup en önemli özelliği üstünün açık olması ve C/N oranı 20/1 Fülvik asit oranı % 18 olmasıdır. Buda firma olarak bize artı bir değer kazandırmaktadır.
Ürün çeşitliliğinizden biraz bahseder misiniz?
Şu anda sadece toz formunda üretim yapmaktayız. CHARİSMA PLUS, ORGOPOWER ve BLACK GOLD markaları adı altında piyasaya sunmaktayız. Hali hazırda granül çalışmaları devam etmektedir. Ürün granül olarak tam manasıyla faaliyete geçtikten sonra granül formunda N-P-K'lı ürünler çıkarıp çiftçimize sunmak hedeflerimiz arasındadır. Halen AR-GE çalışmaları devam etmekte olan SIVI HÜMİK ASİT ve BİTKİ BESLEME ürünlerini en yakın zamanda üretip hayata geçirip piyasadaki yerimizi almak istiyoruz.
Bayii ağı hakkında bilgi verir misiniz?
Piyasa arzımız il ve ilçe bayilikleri şeklinde olup tarımın yoğun olarak yapıldığı il ve ilçelerde bayilikler oluşmuş durumdadır. Şu anda yaklaşık 100 bayii ile hizmet vermekteyiz. Her geçen gün bayilik ağımız genişlemektedir. Bayi olmak isteyen firmaların veya kişilerin ürün talep edip kendi bölgelerinde yetişen ürünlerde demostrasyon sahaları oluşturup sonuç aldıktan sonra bayilik talep edip sözleşmelerini imzalamaktayız. İl bayilerimiz kendilerine bağlı ilçelerdeki tali bayilikler üzerinden, bulunmuş olduğu bölgeye en iyi şekilde hizmet verirler. Sakarya bayimizi örnek verebilirim, bugün Sakarya'ya bağlı 6 adet tali bayii bulunmaktadır.
Organik tarımın önem kazanmasıyla birlikte tarım sektörü de arayışlar içine girdi. Bu bağlamda, gübre kullanımının organik tarımdaki yeri sizce nedir?
Türkiye tarımında her yıl ortalama 5.5 - 6 milyon ton dolayında kimyasal gübre kullanılmaktadır ve her geçen yıl artış göstermektedir. Ancak yaklaşık 50 yıldır atılan ve atımı devam eden kimyasal gübreler toprağı hat safhada zehirlemiş ve topraklarımız artık işlevselliğini neredeyse yitirme noktasına gelmiştir. Çiftçilerimiz farklı arayışlar içerisinde olmasına rağmen organik maddelere henüz yeteri ilgiyi göstermediği kanaatindeyim. Türkiye'de tahmini yıllık organik gübre tüketimi 100 -150 bin ton dolayında olmasına rağmen her geçen yıl tüketim miktarı hızla artmaktadır. Ancak kimyasal rakamlarla karşı karşıya getirdiğimizde çiftçilerimizi daha çok bilinçlendirmek gerektiğini söyleyebilirim.
Leonardit hakkında bilgi verir misiniz?
Leonardit, yüksek oranda Humik Asitler ile karbon, makro ve mikro besin elementleri içeren, kömür düzeyine ulaşmamış tamamen doğal organik maddedir. Oluşumu milyonlarca yıl öncesi bitki ve hayvan kalıntılarının sıcaklık, nem, basınç, oksidasyon ve çok özel jeolojik şartlar gerektirdiğinden tabiatta nadir olarak bulunur ve kalitesi bölgeden bölgeye değişiklik gösterir. İçerdiği yüksek oranda humik asitlerden dolayı önemli bir ekonomik değere sahiptir. İlk defa ABD-Kuzey Dakota Eyaletinde Dr. Leonard tarafından bulunmuş olmasından dolayı bu adı almıştır.
Leonardit toprağa atıldığı andan itibaren topraktaki kireci parçalayarak bağıl halde bulunan bitki besin elementlerini çözerek bitkinin alımını en üst seviye ye çıkarır ve toprakta ki organik madde miktarını artırarak humus oluşturur. Organik maddenin artması toprak canlıları olarak bilinen mikroorganizmaların artmasına sebep olur. Mikroorganizmalar organik maddeleri parçalayarak hayatlarını sürdürür ve bitkiye gerekli olan besin elementlerini taşırlar.
Türkiye'de Firmanız gibi leonardit ürün üreten firma var mı, sayısı ne kadar?
Bu tür ürünleri üreten 70-80 firma var hepside kömür ocaklarında çıkan gidya dediğimiz ürünlerdir. Bizim ürünümüzden Türkiye'de bulunmamaktadır.
Organik Madde ve Kaynakları hakkında bilgi verir misiniz?
Organik bileşikler, genellikle canlıların yapısında bulunan ve hepsi mutlaka karbon atomu taşıyan moleküller. Organik moleküllere örnek olarak proteinleri, karbonhidratları, lipidleri ve nükleik asitleri verebiliriz. Ancak, burada bir yanılgıya düşmeyelim, karbon içeren her bileşik organik olmak zorunda değil. Örneğin, yapısında karbon içeren karbonat, bir inorganik moleküldür. Organik maddenin kaynakları; Leonardit, torf, hayvan gübresi ve kompost(yeşil gübre)'dir.
Hümik asit nedir:
Organik madde bitkisel ve hayvansal kalıntıların toprağa karıştırıldığında belirli bir süre sonunda biyolojik ve fiziko-kimya olaylara maruz kalarak bozunma daha sonrada parçalanma olur. Bu dokuların organik kısımlarının bozunup parçalanmasına humifikasyon, inorganik kısımlarının bozunup parçalanmasına mineralizasyon denir. Organik maddelerin humifikasyona girmesi topraktaki mikro organizmalar tarafından sağlanır. Mikroorganizmalarının en büyük beslenme kaynağı C (Karbon) grublarıdır.
Bu olayların devamı süresince ortaya çıkan ürün Hümik asittir. Humik asitler uzun ömürlü organik maddeler olup, katyon değişim kapasitelerinin bütün organik gübrelerden daha yüksek olması sebebi ile besin maddelerini en yüksek düzeyde absorbe ederek, bitkiler ile toprağa doğal ve organik bir yolla yaşamsal besin maddelerini makro, mikro (izelementler) ve vitaminleri, aminoasitleri sağlamanın en mükemmel bir yoludur. Hümik asitler toprakta, hayvan gübresinde, torf yataklarında, denizlerde, linyitte, leonarditte bulunur.
Leonarditin faydaları ve yararlarından bahseder misiniz?
Leonardit'in Fiziksel, Kimyasal ve Biyolojik olmak üzere faydaları şunlardır:
Fiziksel Faydaları
a) Toprağın yapısını düzeltir. Kil mineralleri ile birleşerek toprağı daha tanecikli duruma getirir. Böylece toprağın hava ve su geçirgenliği artar. Toprağın gevşekliği ve işlenebilirliği artar, topraklanma önlenir. Verimsiz killi toprakların parçalanmasını sağlayarak verimli toprak haline dönüştürür. Toprağın zamanla sıkışmasını önleyerek daha havadar ve kabarık kalmasını sağlar.
b) Toprağın havalanma özelliğini arttırır. Köklerin daha iyi havalanmasını sağlar. Yorgun toprakları gençleştirir.
c) Toprağın su tutma kapasitesini arttırır. ( Kendi ağırlığının 20 katı fazla ağırlıktaki suyu tutabilme yeteneği vardır. ) Topraktaki su miktarını dengeler ve düzenler. Böylece, bitkinin kuraklığa karşı direnci artar ve kuraklık şartlarında bile daha iyi verim alınmasını sağlar. Daha az su ile daha verimli bir sulama için zemin hazırlar.
d) Uygun tohum yatağı şartları hazırlar.
e) Çok küçük toprak parçacıklarını (kolloidleri) birleştirerek toprağın çatlamasını, suyun yüzeyden akıp gitmesini ve toprak erozyonunu önler.
f) Toprağın rengini koyulaştırarak daha fazla güneş enerjisinin emilmesini sağlar ve bu sayede güneşten "D" vitamini alır.
Kimyasal Yararları:
a) Asidik ve bazik özelliklerdeki toprakları nötralize eder. Fazla tuzluluğu ve fazla kireçliliği gidererek toprağın pH' sını düzenler. Bazik topraklarda yüksek pH aktivitesini ve miktarını düşürür. Asidik topraklarda ise çözünebilen toksik alüminyum bileşiklerini tutar ve absorbe eder. Toprağın tuzlanmaya karşı tamponlama özelliğini arttırır. Bitki köklerini korumak için tuz eriyikleriyle reaksiyona girer.
b) Suda çözünebilir inorganik ( kimyasal ) gübreleri kök bölgesinde muhafaza eder ( depolar ) ve bitkinin ihtiyacı oldukça bunları serbest bırakır. Kök civarındaki besinlerin ( ve gübrenin ) yıkanıp uzaklaşmasını önler. Tüm fazla gübreyi bünyesine alıp yavaş yavaş toprağa verdiği için sürekli verimli bir toprak yapısı sağlar. Bitkinin köklerinde fazla gübrelemekten kaynaklanan zararları önler.
c) Toprağın iyon değişim kapasitesini en yüksek seviyeye çıkartır. Çok küçük toprak parçacıkları (kolloidler) tarafından tutulan veya bitki tarafında alınamayan besin maddelerini iyonize ederek (çözerek)serbest hale getirir. Bitki tarafından alınabilmelerini sağlar.
d) Hümik asit kimyasal olarak aktif bir karaktere sahiptir ve topraktaki çeşitli metaller, mineraller ve organikler ile çözünebilir veya çözünemez kompleksler oluşturma yeteneği vardır. Bu özelliği ile makro ve mikro besinlerin bitkiler için emre amade tutulmasını sağlar. Bitkinin besinleri kolay ve sürekli almasını sağlar. Topraktaki azot oranını arttırır. Bitkilerde demir eksikliğinin (Kloroz-yaprak sararması) giderilmesine yardım eder.
e) Alkali ortamlarda, topraktaki metal oksitlerin iyonlarıyla organik metal kompleksleri oluşturur. Şelatlama işlemi denilen bu reaksiyon sonucu oluşan organik metal kompleksleri çok aktif olup bitki köklerince kolayca özümlenirler.
f) Topraktaki kireç içerisindeki karbondioksiti serbest duruma getirir. Bu serbest karbondioksitin fotosentezde kullanılması imkanını hazırlar. Ayrıca, karbondioksit toprakta karbonik aside dönüşür ve toprağa bağlı olup da bitki tarafından alınamayan bazı mineralleri çözer ve bitki tarafından alınabilmelerini sağlar.
g) Topraktaki azot, fosfor, potasyum, demir, çinko ve izelementler gibi gerekli besinlerin bitki tarafından alınabilmesini en yüksek düzeye çıkartır. Potasyum, azot gibi çözünebilirliği yüksek olan elementler bitki tarafından emilmeden önce yıkanıp uzaklaşırlar. Humik acide kullanılması durumunda ise, bitki hücre zarlarının geçirgenliği artar ve bu elementler yıkanıp uzaklaşmadan önce bitki tarafından alınabilir. Öte yandan, tam tersi olarak, topraktaki fosfor; K, Mg, Al ve Fe iyonları ile birleşerek inert ve çözünemez duruma geçer ve bitki tarafından alınamaz. Humik acide kullanılması durumunda bu inert bileşenler tekrar çözünebilir hale gelir ve fosfor bitki tarafından alınabilir. Gübre kullanılması (özellikle mineral gübreler) halinde Humik acid'in bu özellikleri gübre veriminin çok artması açısından önemlidir.
h) Bitki gelişimi için gerekli olan mineraller (iz mineraller de dahil) ve organik maddelerce zengindir. Ayrıca, doğal karbon içermesinden dolayı bitkinin gelişiminde kullanılabileceği oldukça fazla miktarda enerji de ihtiva eder (1 gramda 5.000 kaloriye kadar)
i) Hümik asit biyokimyasal özelliği ile, toprağın zararlı, kirletici ve zehirli maddelerden temizlenmesini sağlar. Toprakta mevcut olan kurşun, cıva, kadmiyum ve diğer zararlı ve radyoaktif elementlerin , endüstriyel atıkların, zehirlerin ve çevre için zararlı kimyasal maddelerin ( ilaçlamadan gelenler de dahil ) çözünebilir durumdan çözünemez duruma geçmelerini sağlar. Böylece, bunların bitki tarafından emilmelerini önler. Bunların zamanla dibe çökmesi sonucu toprak temizlenir.
Biyolojik Yararları:
a) Hücre bölünmesini hızlandırır. Dolayısıyla, bitkinin büyümesi ve gelişmesi de hızlanır. Fidelerin daha hızlı ve kuvvetli büyümelerini sağlar.
b) Kök oluşumunu ve gelişimini hızlandırır. Kökleri kuvvetlendirir. Köklerin, özellikle uzunlamasına, büyümesi ve gelişmesi üzerine uyarıcı etkisi vardır. Bitki köklerinin uzunluklarında, kesitlerinde ve özgül ağırlıklarında önemli ölçüde artışlar sağlar. Bunun sonucu olarak da , bitki daha fazla besini bünyesine alabilir ve hastalıklara karşı daha dirençli olur. Ayrıca, bu güçlü ve daha geniş alana yayılmış olan köklerle, bitkinin stabilizesi artar, topraktaki suyu bulma ve absorbe etme yeteneği fazlalaşır.
c) Tohumda çimlenmeyi hızlandırır. Bitkinin hayatta kalabilme yeteneğini arttırır.
d) Bitki hücre zarlarının geçirgenliğini arttırır. Dolayısıyla, bitkinin topraktan daha fazla besini almasını ve kullanmasını sağlar.
e) Bitki bünyesinde vitamin miktarlarının artmasını sağlar.
f) Bitkide, klorofil, C vitamini, şeker, amino asitler ve diğer önemli bileşenlerin oluşmasını teşvik eder. Fotosentezi arttırır.
g) Bitkide hücre enerjisinin fazlalaşmasını sağlar.
h) Bitki metabolizmasını düzenleyerek azot bileşenlerinin birikmesini önler.
ı) Yararlı toprak mikroorganizmalarının gelişmeleri ve çoğalmaları üzerinde uyarıcı etki yapar. Bunların topraktaki miktarını ve aktivitelerini arttırır.
i) Bitki enzimlerini uyarır. Bitkinin enzim üretimini arttırır.
j) Bir organik katalizör olarak görev yapar.
k) Bitkinin soğuğa, sıcağa ve fiziksel etkilere karşı dayanıklılığını arttırır. Böcek ve hastalıklara karşı direncini çoğaltır. Bünyesinde bulunan antibiyotikler ve phenolik asitler gibi biyolojik aktif bileşenlerin bitkinin hastalıklara karşı direncinin artmasında önemli etkisi vardır.
l) Meyvelerde (üründe) hücre duvarları kalınlığının artmasını sağlar. Böylece, ürünün depolanma süresi ve raf ömrü uzar.
m) Elde edilen ürün ( meyve, sebze, çiçek, dane, kök gibi ) daha kaliteli olur. Bunların, dış görünüşlerinin daha göz alıcı ve besin değerlerinin daha yüksek olmasını sağlar. Tahıl ve hububatlarda, daha fazla protein içeriği ve amino asit içeriğinde daha fazla denge elde edilir. Bütün bunlar ürünün pazardaki değerini arttırır.
"Toprakları eski canlılığına kavuşturmak için organik madde kullanmak gerekiyor"
Anız yakma, toprak işleme, kimyasal gübre kullanımı ve tarımsal ilaçların yoğun ve yanlış kullanımı ile birlikte Türkiye topraklarında organik madde miktarı yok denecek kadar minimum seviyeye düşmüştür. Organik maddenin olmaması toprak mikro organizmaları ve toprak altı canlıların yok olmasına neden olmaktadır. Bu sebeple topraklarımızın humus oranı da % 1'in altına düşmüştür. Bunun önlenebilmesi ve toprakları eski canlılığına kavuşturmak için ancak organik maddece zengin olan ürünlerin kullanılması gerekmektedir. Bu ürünler hayvan gübresi, kompost ve leonardittir.
Çiftçilerimiz Neden Leonardit kullanmalı?
Leonardit kullanımı kolay kokusuz nematot ve toksik madde içermez. Organik maddece çok zengin ve toprakta 10 yıl boyunca kaybolmaz. Leonardit kullanımı ile birlikte kimyasal gübre kullanımında azalma olur. Verilen gübreden azami derecede istifade eden bitkiler hastalıklara karşı daha dayanıklı olur, bunun için ilaçlamada ciddi bir azalma olur, toprak gevşekliğinden dolayı kolay işlenebilirlik olacağından üretim girdilerinde düşüş meydana gelir. Ürünün kalitesi raf ömrü ve verim artışı olacağından çiftçimizin gelir seviyesi yükselecektir. En önemlisi çiftçinin gerçek sermayesi olan toprağını korumuş ve geleceğini teminat altına almış olacaktır.
Çiftçilerimize tavsiyeniz var mı?
Çiftçilere tavsiyemiz, bu tür ürünleri kullanırken fülvik asit ve organik madde oranı yüksek olanı tercih etmeleri. Bunun yanında toprak analizi yapmalarını tavsiye ederiz.
Projelerinizden bahseder misiniz?
Ham haldeki leonarditimizi öncelikle toz halinden granül ? pelet haline getirerek ürünümüzün tarım aletleri olan fırfır ve mibzer vasıtasıyla atılacak duruma getirtmek. Yaklaşık 1 yıl önce makine yapımına başlandı, inşaallah mayıs ayı itibariyle üretimimize başlayacağız. Hemen ardından yine toz haldeki ürünümüzü damlama sulama sisteminde kullanılacak şekle getirerek Türk tarımına kazandırmak istiyoruz.
Sonuç olarak Leonardit kullanımı ile ilgili ne söylemek istersiniz?
Türkiye nüfusunun hızla artması, beraberinde sanayi ve teknolojinin hızla ilerleme kaydetmesi, kontrolsüz göç olaylarının gerçekleşmesi, çarpık kentleşmeyle birlikte , tarım alanlarının bilinçsiz gübreleme sonucu yok olma seviyesine gelmiş olması bizleri kaygılandırmaktadır. Türkiye topraklarının bizden sonraki nesillere daha sağlıklı ve yaşanabilir olması için devletimize ve bizlere büyük sorumluluklar düşmektedir. Yetkililerimizin bu konuya hassasiyetle özen göstermesi, organik tarıma yönelik projeler hazırlaması ve bu projelerin hayata geçirilmesi için öncü olması gerektiği kanaatindeyim.
Türkiye'de belli bayi ağı oluşturulduktan sonra yurtdışından ürünümüze engel olmayacak, kalitesi kanıtlanmış ihtiyaç haline gelmiş ürünleri araştırıp Türkiye distribitörlüğü alarak hem ürün portföyünü hem de teknik kadromuzu genişleterek daha fazla iş istihdamı ve katma değer oluşturmak istiyoruz.
Leonardit'in Fiziksel, kimyasal ve biyolojik faydalı etkileri sonucu, tarımda Leonardit'ten elde edilen HUMİK ASİTİN kullanılması ile:
- Verim artışı sağlar.
- Daha kaliteli, canlı, sağlıklı, besleyici ve standart ürün elde edilir.
- Önemli ölçüde erkencilik sağlanır.
- Gübre kullanılması durumunda, kullanılan gübre miktarı çok azaltılır. Ayrıca, Leonardit ( veya Hümik asit ) toprağın yapısını mükemmel bir şekilde düzenler ve ıslah eder. Toprağı kirletmez ve çevreye zarar vermez. Tam tersine, topraktaki mevcut kirlenmeleri giderir.
Hümik asitlerin ekolojik yararları çok çeşitlidir. Çevre sorunları ve çevrenin korunması için hem çok ekonomik, hem de etkili çözümler sunmaktadırlar.
Öncelikle, yüksek oranda hümik asit içeren topraklar; en az nitrat yıkanması ve besinlerin bitkilerce optimal şekilde alınıp kullanılabilmeleri için bir garanti teşkil etmektedir.
Hümik asitler sayesinde oluşan iyi gelişmiş bir kök sistemi, nitrat ve tarım ilaçlarının yeraltı içme sularına karışmalarını önler. Bunda da öte, topraktaki düşük nitrat oranı "organik tarımın" bir göstergesi ve bir önkoşuludur. Birçok tarım üreticisi bitkilerin alabileceğinden fazla gübreleme yapmaktadır. Bu sayede bununda önüne geçilmiş olur.
Örnek ürün uygulama fotoğrafların için tıklayınız!
Okunma sayısı: 1397
Kaynak: Serhaber
|